]]>

17 Mayıs 2008 Cumartesi

sabah postu

Saat sabahın yedisi. Doktor günümüz bugün. Nerdeyse beş aydır her c.tesi doktora gidiyoruz biz. Tabi bazen hafta içi bir ya da iki gün de ekleniyor buna. Bundan sonra bir süre gitmeyeceğiz yani bir ay kadar. Bugün pon.seti cihazı takılacak oğluma. Yani bir demirle birbirine bağlı iki bot giyecek 3 ay boyunca. Direndim valla, elimden geleni yaptım en büyük eğlencesi havayı tekmelemek olan bir çocuğa bu botları giydirmek ceza gibi çünkü. Doktora anlatamadım, her çocuk hareketlidir diyor. Tamam da benim hayatımda gördüğüm tek çocuk benimki değil ki. çok açık şekilde normalden fazla hareketli bir çocuk umut. Hiç gaz sorunu yaşamamasının en büyük nedeni de buydu zaten. Bacaklar uyuduğu zamanlar haricinde hiç sabit durmaz, durmadan tepinir, tekmeler. Bunları yaparken de çığlıklar atar, izlemeye doyum olmaz yani:) neyse anlatamadık işte adama. Birşey giymesi gerekiyormuş ayağını açılı tutacak, atel olmuyor çünkü ayağı çok küçük, sabit duramıyor atel kayıp gidiyor. Doktor çıkış yolu bırakmadı bana sonunda. ben istemiyorum dedikçe umut sorun çıkarmayacaktır, uslu bir çocuk, sorun annesinde dedi. Ya tedaviyi toptan red edeceksin ya da yöntem bu dedi. Neyse en azından 23 saat değil 15 saat falan takabilicez durumumuz o kadar ağır ve tehlikeli olmadığı için. Bu arada bütün bu hikaye %30 için. Bunları giyersek ayağın tekrar içe dönme ihtimali %10 giymezsek de %40. ki benim anlatamadığım umutun eskiden de yani hiç tadavi görmeden de eğer isterse ayağını düzgün tutabildiği. Of ya şaka değil valla çok ciddi söylüyorum zamanında tıp okumadığım için o kadar pişmanım ki. gerçi önce çarpım tablosunu ezberlemek gerekirdi büyük ihtimalle. Neyse umut okula giderken onunla birlikte ezberlerim artık.

Beşinci ay kontrolümüzde doktorumuz umutu çok beğendi. Kilosunu, gelişimini, hareketliliğini, etrafa ilgisini v.s. ayından ileriymiş. Tabi ben kadını öpmek istedim ama tuttum kendimi. Ek gıdaya geçiyorduk biz yavaş yavaş. Hani doyurmak değil de maksat tadlara alışsın diye ama doktor geçmeyin dedi. Kilosu iyi, ihtiyacı yok, çok istiyorsanız düzenli değil ama birkaç günde bir birşeyler verebilirsiniz dedi. Benim canıma minnet, emmeyi bırakacak diye aklım gidiyor zaten.

Günlerimiz oğlumla evde geçiyor, hiç sıkılmıyorum desem yalan olur. Nasıl iş rutini sıkıyorsa insanı ev rutini de sıkıyor ama gene de işe bin kere tercih ederim tabi ki evde oğlumla olmayı. Havalar bir düzelse hergün atacağız kendimizi sokağa. Şanssızız biraz, istanbulun heralde en çok rüzgar alan semtinde oturuyoruz bir de ne zaman hava çok güzel olsa babası işe arabayla gitmiş, dolayısıyla pusetimizi de götürmüş oluyor. Evde bir pusetimz daha var ama çok ağır, onunla sokağa çıkmayı göze alamıyorum.

Anneanne bizi bekliyor yazlığa ama temmuzda gitmeye karar verdik. Ağustosta doktor kontrolümüz olmadığından daha çok kalabiliriz diye. Oğlumun denize gireceği günlerin hayalini kuruyorum. Suyla arası genellikle iyi, ilk banyosunda bile ağlamamış bir topiş yani, heralde denizden de korkmaz diye umut ediyorum. Banyo demişken, 2 aylıktan beri umutu yanlız yıkıyorum ama o ağırlaştıkca zorlanıyorum. Hani kıçımdan ter damlıyor derler ya öyle işte. Bir yandan şarkılar söyle bir yandan su dök, lifle, elini ayağını bir yerlere çarpmasın diye zaptet. Onu her yıkadıktan sonra kesinlikle benim de yıkanmaya hatta biraz da uykuya ihtiyacım oluyor. Heralde desteksiz oturmaya başlayınca daha kolay olacak di mi bu işler.

Ne uzun doğum izniymiş benim ki di mi:) aslında normal doğum+süt+yıllıkizinlerim 1 haziran itibari ile bitiyor ama eylül ortasına kadar ücretsiz izin aldım. Sonra annem gelecek, biraz kendi evinde biraz bizim evde yılbaşına kadar bakacak umuta sağolsun. 1 yaşına gelmiş oluyor o zaman. Ve karar anı, ya işi bırakacağım ya kreşe vereceğim. İşi bırakıp bırakmamam bir çok etkene bağlı. Eğer çalışacaksam burada oturup günde 3-4 saatimi yollarda geçimem çok saçma olacak yani eğer karşıya taşınırsak çalışabilirim yoksa oturacağım evimde oğlumla ohh mis:) yılbaşına kadar çalışmak istiyorum çünkü bir söz verdim işyerindekilere zamanında. Doğumdan sonra çalışacağım dediğim için yerime kimseyi almadılar ve anladığım kadarıyla sarpasarmış durumdalar. Hemen her gün telefonla destek veriyorum ama yeterli değil tabi. Gittiğimde nasıl bir karmaşayla karşılaşacağımı az çok tahmin ediyorum, 3-4 ayda toparlar sonra çıkarım diye düşünüyorum, kimsye borçlu kalmak istemem.

Ohoo yazdıkça yazasım geliyor ama saat kaç oldu. Kahvaltı hazırlayayım sonra oğlum uyanır onu hazırlarım, kendimi hazırlarım. Bizim c.tesi rutinimiz kısacası. Bu hafta doktordan sonra abime gideceğiz. Malum yeni yeğen geliyor, onu da ziyaret etmek lazım. o da erkek olacakmış bu arada. Anneme 3. erkek torun yani. E artık kız torun işi bana kaldı, napiyim:)

Dipten not: yorumlara çok seviniyorum ama cevaplamaya vakit olmuyor, sinir oluyorum. Ne zaman aklımdaki cevapları yazayım diye pc başına geçsem başka bişey çıkıyor kalkmak zorunda kalıyorum. Yani verry sory. Doktordan gelince söz cevaplarımın heepsini aktaracağım bloğa.
Blogger HUYSUZ & TATLISI  yazdı;

sucum, tedavinizin başarılı gitmesini ve bir an önce bitmesini diliyorum öncelikle.

umut by'i tek başına yıkayabildiğin için de tebrik ediyorum. ben hiç denemedim, sanırım yapabileceğim bişey değil.

bu arada, istanbul'un ikinci rüzgarlı semti de bizim ki (ama bak hakkaten, gayrettepe bu, esentepe'ye yakın çok). ama ben nasıl olursa olsun çıkarıyorum. alışıyorlar merak etme. zaten artık bundan sonra esse de soğuk esmez.

öpüyorum ikinizi de.

      

17 Mayıs, 2008 09:56

 

Blogger müzi  yazdı;

dilerim tedavi sonuc verir. sen elbette oglunu herkeslerden iyi taniyorsun. neyin onu rahatsiz edip etmeyecegini biliyorsun. ama bazen buyuk sozu dinlemek de iyidir. belki zorlanir umut, ama sen sonucu dusun. eger iyilesmeye az da olsa yarari dokunacaksa dene bence, sonradan pisman olma, keske deme. insallah doktor hakli cikar ve insallah ise yarar bu yeni deneme.
sevgiler ikinize de...

      

19 Mayıs, 2008 03:04

 

Blogger Asortik Krep  yazdı;

Kumda yalınayak yürümekte çok iyi gelir bence :) Yani yazlığa gidince yürütürsün biraz.
Dr.haberlerinizi bekliyorum ..
Yakışıklıyı öp benim için :)
Teyzoş'larından biri Asortik Krep :)

      

19 Mayıs, 2008 13:39

 

Blogger pilok bacısı  yazdı;

canım benim, bir anne için bu zor bir durum. Elbetteki umudun bu şekilde kısıtlanması hoşuna gitmeyecektir. Ancak ilerdeki güzel günlerde umut bunların hiç birini hatırlamayacak inşallah. hepsi geçmiş gitmiş olacak. Asıl önemli olan bu... Sen bile şimdi hissettiklerini hissetmiyor olacaksın. Herşey anı olarak kalmış olacak inşallah.
Sana hikayemi anlatmıştım yaaa annecigimin benimle birlikte neler çektigini anlatmama gerek yok. Ben de o da çok üzüldük. Ama hepsi geçti. şimdi ben de anne olmak için gün sayıyorum. karnımda kanat çırpan bir kelebek var... Allah saglıkla kucağıma almayı nasip etsin.. herşey güzel olacak... buna inan... dualarım sizinle.. Umutcugumu koklaya koklaya öp benim için...

      

20 Mayıs, 2008 09:45

 

4 yazan
paylaşmak istediğim fikirlerim var


09 Mayıs 2008 Cuma

Sevgili oğulcum;

Dünyada beşinci aynı doldurdun. Her bebeğin doğumu annesinin yeniden doğuşudur derlerdi salak annen anlamazdı, artık anlıyor. Senin sayende o kadar çok şeyin farkına vardı ki annen. Hayatında ideal sahibi olmamıştı mesela, artık idealleri var. seni iyi yetiştirmek, düzenli yemek yemeni, kaka yapmanı, hasta olmamanı sağlamak. Sana bakmak, ne yaparsa iyi, düzgün bir insan olacağını araştırıp ona göre davranmak. Faşist, milliyetçi,dindar, dinci, esrarkeş, alkolik, sigarakolik, serseri falan falan olmamanı sağlamak yani kısaca iyi bir anne olmak, seni iyi bir insan olarak yetiştirmek gibi bir ideali var annenin. Gençken devrim yapmak istemişti olmayınca vazgeçmişti ideal sahibi olmaktan, seninle birlikte hayatı anlamla birlikte ideal sahibi de oldu.

Sen dünyada 5 koca ay geçirdin, hergün anneni şaşırtarak. Hergün karşısına yeni bir numara ile çıkarak. Sabahları gülerek uyanarak, eğer annen duymazsa kıkırdayarak uyanmasını sağlayarak. Yani oğlum çok klasik gelecek ama sen benim güneşim oldun gerçekten. Yüzüne bakıp ağlamamın sebebi içimin titremesi. Böyle bir hediyeyi hak etmek için ne yaptım acaba diye düşünmem. Bir yandan da bu hediyenin ağırlığı altında ezilmem, yeterince iyi olamayacağımdan, eksik kalacağımdan korkmam. Beni anlamadığını biliyorum, bu duyguyu yaşamayan kimsenin anlamayacağını da tahmin ediyorum işte onun için kız olmanı istemiştim, anne olunca anlarsın diyecektim sana:))

Pazar anneler günü, seninle 2. anneler günümüz. (ilkinde karnımdaydın) Henüz bana hediye alacak kadar büyümedin ama senden büyük bir hediye gerçekten yok dünyada. ömrümün bütün anneler günlerine yetecek kadar büyük ve değerli bir hediyesin sen. Ama çabucak büyüme olur mu? Her anının, her halinin tadını çıkarmak, hatırlamak istiyorum ben. Bir de bana hep şimdi baktığın gibi bak. Minik ellerini yüzüme koyup en ince sesinle ayyy diye sev beni. Bacaklarını pörtlettiğimde attığın içten kahkalarını hiç bırakma, başka insanlarla, başka şeyler için belki ama hep gül o içten kahkahalarla. Son olarak yemeğini kendin yemeyi öğrendiğinde muhallebinin gözle değil ağızla yendiğini, sebzeyi karşındakinin yüzüne püskürtmenin hoş bir davranış olmadığını hatırla:)

Seni dünyadaki herşeyden ve herkesten çok seven annen.



Blogger bgm  yazdı;

Allah bağışlasın oğlunuzu... :))

      

09 Mayıs, 2008 21:48

 

Blogger ne yazdı ne yazamadı  yazdı;

su gibi çok yakışıklıymış bu oğlan!!!! anneli babalı sevgi ve huzur dolu büyümesini dilerim.

      

10 Mayıs, 2008 01:38

 

Blogger quentins  yazdı;

su gibi, oglun gercekten cok tatliymis!ne kadar da buyuk cocuk ifadesi var, hayret! o "anlayamayanlar" grubu var ya, iste ben de onlardanim ama simdi senin oncesi ve sonrasi yazilarini, dusuncelerini, duygularini bildigim icin benim de boyle bir degisimden gececegimi anladim ve kabul ettim ;)umutun insallah kedi ve seninle birlikte cok guzel uzun bir omru olur. simdiden anneler gunun kutlu olsun! :)

      

10 Mayıs, 2008 07:47

 

Blogger mono  yazdı;

böhü yaa böle dokunaklı yazma insan bi tuhaf oluyo...

      

10 Mayıs, 2008 10:02

 

Blogger azna  yazdı;

Çok yakışıklı maşallah, sağlıkla ve mutlulukla büyür inşallah:)Anneler günün kutlu olsun Sugibiciğim.

      

10 Mayıs, 2008 10:08

 

Blogger miss marttle  yazdı;

alahımmmmm! oyuncak gibi bu çocuk!!!!
maşallah diyelim nazar değmesin.. ben çok inanırım nazara..

      

10 Mayıs, 2008 12:13

 

Blogger Zeynep Zengin  yazdı;

Sugibi,

Anneler günün kutlu olsun...

      

10 Mayıs, 2008 15:21

 

Blogger Anne Böcük  yazdı;

ağlattın beni:(
anneler günün kutlu olsun canım benim. umut'u da öperim kocaman.

      

10 Mayıs, 2008 15:25

 

Blogger Yasemin/Beril  yazdı;

Tüüü tüüüü Maşallah Umut'a. Sugibi'ciğim anneler günün kutlu olsun canım. Dün Beril bana okulda kendi elleriyle yaptığı hediyeyi uzatıp "anneciğim anneler günün kutlu olsun " dedi. İşte o an eriyip bittiğim, dünyaların benim olduğu andır. Büyümelerinin güzel yanıda bu işte.

      

10 Mayıs, 2008 16:00

 

Blogger Deriniz  yazdı;

allam deli gibi büyümüş
en son koyduklarından sonra
nasıl güzel bakıyor bu zıpa yaaa
çok bi güzel

negsel senin gibi şaane bir annesi var, negsel onun gibi şaane bi kuzucuğun var,

ay çok bi şaanesiniz

hep mutlu sağlıklı olun

anneler gününü kutlar yanaklarını öper
kuzucuğunu da kıstırırım
sevgiyle ısırırırm
bişiler bişiler işte
büssürü

ama hep en iyileri sizlerin olsun


öperimmm sucukum, negsel bişi getirmişin len dünyaya :)(:

      

10 Mayıs, 2008 18:16

 

Blogger Asortik Krep  yazdı;

Anneler günün kutlu olsun..Gördüğüm en güzel yazılardan biriydi..Bu yakışıklı gerçekten çok şanslı "farkında" lığı yüksek bir annesi var :)

      

10 Mayıs, 2008 18:48

 

Blogger Foxi  yazdı;

neredeyse 1 sene once tesadüfen okumaya başladım blogunuzu. Ara ara takip ediyorum. Bu inanılmaz güzel ve duygulu bir yazı olmuş. Anneler gününüzü kutlarım. Yakışıklı oğlunuzun hayırlı bir evlat olmasını dilerim. Sevgiler!

      

10 Mayıs, 2008 21:02

 

Blogger dory  yazdı;

senin de anneler günü kutlu olsun sugibi:)
umut bebek gerçekten de çoook güzel, çok tatlı, çok da güzel bakmış, kim çektiyse fotoğrafçısı da becerikliymiş. ben nazara pek inanmam ama ne olur, ne olmaz, maşallah...

      

10 Mayıs, 2008 22:32

 

Blogger ekmekcikız  yazdı;

Anneler günün kutlu olsun. :))
Umut, hep böyle güzel gülsün, mutlu olsun. :))

      

11 Mayıs, 2008 00:20

 

Blogger Ayse  yazdı;

çocuklardan gerçekten hiç anlamıyorum ama 5 aylık bir çocuğun bu kadar derin ve pırıl pırıl bakmasını ayırt edemeyecek kadar değil! demek daha dünyaya gelmeden tanıdığım umut bu. gördüğüm en güzel bebklerden biri. nice birlikte kutlayacağınız anneler günlerine sugibi.

      

11 Mayıs, 2008 21:21

 

Blogger meleklerim ve ben  yazdı;

Allah nazarlardan saklasın maşallah yakışıklıya.Bu günlerin kıymetini bil sugibi.öyle hızlı büyüyorlar ki insan şaşırıyor.Allah hayırlı ömürler nasip etsin bütün yavrulara.

      

12 Mayıs, 2008 10:14

 

Blogger emre  yazdı;

Söyleyecek bi söz bulamıyorum, süper bir annesin bence ve Umut çok şanslı bir çocuk, anneler günün kutlu olsun Ve Umut çok güzel olmuş yaaaaaa ekrandan sevmek tuhaf ama insan bakmadan duramıyokii kardeşimmmmm:)

      

12 Mayıs, 2008 10:47

 

Blogger doli incapax  yazdı;

umut'un beklediğim beyaz atlı prens olduğuna karar verdim. sabır ve sebat içerisindeyim.

      

12 Mayıs, 2008 11:31

 

Blogger cenebaz  yazdı;

Su gibi, anneler günün kutlu olsaun. Yakışıklıya da tü tü tü 41 kere maşallah:))

      

12 Mayıs, 2008 13:07

 

Blogger Pratik Anne  yazdı;

5. ayiniz ve gecmis anneler gununuz kutlu olsun. Kimilnaz'in fahri ikizi Umut'u da yumulur operim.

      

12 Mayıs, 2008 23:04

 

Blogger pilok bacısı  yazdı;

Canım benim,

ben niye göremiyorum umutcumun yakışıklı resmini :(

Anneler günümüz kutlu olsun... Bu sefer benim oğluşumda karnımda. Oğluşum diyorum çünkü geçen haftalarda ögrendik bir oglumuz olacağını. İnşallah bir dahaki anneler gününde kucağımda olacak. O kadar güzel anlatmışsın ki hislerini.
sana hikayemin 2. kısmını anlatacaktım ama henüz vakit bulamadım. onu da anlatıcam kısmetse :)

seni ve umutcugumu öpüyorum kocaman...

      

13 Mayıs, 2008 16:13

 

Blogger CaDı  yazdı;

Ayy ben kacirmisim Umut un fotosunu:(( Olsun pasanin minik ellerinden op yerime, gobisine pirt yap:)) Anneler gununde kutlu olsuuunnnn...

      

14 Mayıs, 2008 10:03

 

22 yazan
paylaşmak istediğim fikirlerim var


24 Nisan 2008 Perşembe

procelerimle ben

Hastalandım ben, ateşim 39 a kadar çıktı. Sonra indi. Bakacak kimsemiz de yok malum, oğlumla bütün gün yattık. Başka çocuk olsa tutamazsın sabahtan akşama kadar ama benim güzel oğlum o kadar halden anlayan bir çocuk ki. emzirdim ve altını değiştirdim sadece, o da yattığımız yerden. Kalkmaya halim yoktu zaten. Ateş de uyku yapıyor malum. Oyuncaklarını koydum yatağa onlarla oyalandı bütün gün.ben uyudum uyandım, sarhoş gibiydim bazen dalıp gittiğimi sonradan fark ettim ama oğlum hiç sorun çıkarmadı. Şansımıza babası erken geldi, akşam altı gibi devraldı umutu. Bende yattım, terledim, iyileştim gibi. Ara ara gene kötü oluyorum ama öyle gözümü açamayacak kadar olmuyorum. En olumlu yanı da umuta bulaşmadan geçirmemiz oldu tabi.

Dün tatil olmasını fırsat bilip oğlumun giysilerini düzenledim yeniden. O kadar çabuk büyüyor ki giysilerini çok sık kontrol etmek gerekiyor. Koca bir koli küçülen giysimiz çıktı şimdiden. Hiç giyemeden ya da sadece 1 kere giyilip küçülen o kadar çok giysisi var ki üzülüyor insan. Nasıl da tatlı şeyler. Abimin eşi hamile, abim evlendi bu arada. Bir kısmını o alır belki. Aslında pek almak istemiyor haklı olarak. En az üç çocuk istedikleri için ilkine herşeyi yeni alıp sonrakilerde kullanmayı planlıyormuş. Gayet mantıklı, bana kendisini üç çocuk isteyen daha da önemlisi bunlara bakabilecek kudreti olan bir koca bulabildiği için kendisini tebrik etmek kaldı. Ekim gibi doğacak küçük yeğen bir aksilik çıkmazsa, o zaman onlar istediklerini alırlar gerisini bir ihtiyaç sahibine veririz. Manyak olduğum düşünülebilir belki doğrudur da ama azıcık destek görsem hemen hamile kalıp bir çocuk daha doğurabilirim seve seve. Gerçi doğumda o kadar büyük acılar çektim ki ameliyathaneden çıkarken bir daha asla çocuk istemiyorum diye söylendiğimi hatırlıyorum ama hepsini unuttum bile, hamileliğimi özlüyorum bi de umutun o minnacık halini. Gerçi hala minnacık ama:) hem masraf da etmeyeceğiz, umutun herşeyini kullanabilir. Evet biliyorum ikna etmem gereken siz değilsiniz:)

Umuta yeni bir eşortman akımı almıştım geçen, bugün giydirdim. İkimizde bakıp bakıp şaşırdık oğlumuz ne kadar büyümüş diye. Bu takımlarla kocaman göründü hakkaten. Gezmeye gittik sahile sonra yemek yedik sonra da çay içmeye gittik. Kapalı alanlarda sigara içilmesinin tamamen yasaklanmasını bekliyorum ha bir de yeni bir projem var. Evde otur otur naapcaksın tabi bir yandan döt büyütürken bir yandan proce üretiyorum. Site açıp insanları afişe etmek (afiseet.com hatta:)) başka bir proceydi ama yattı. Diğeri “sokağımda köpek istemiyorum” projesi. Hayvan sevmeyen biri değilim. 4 yıl bir köpekle aynı evde yaşadım ve çok da severdik birbirimizi, ben sokaktaki sahipsiz köpeklerden bahsediyorum. Belediyenin kulağına küpe takması o köpeği güvenilir hale getirmiyor. İkisi bir araya gelince gayet tehlikeli olabiliyorlar. Sırf eğlenmek için peşinizden koşturabiliyorlar ki hamileyken onlar yüzünden boylu boyunca yere kapaklandığım olmuştur. Her sokağa çıkışımda acaba şimdi bir köpek bana saldırır mı, saldırırsa kendimi, çocuğumu nasıl koruyacağım diye düşünmek istemiyorum. Sen bişey yapmazsan saldırmaz demeyin. 1,5 yıl kadar önce normal yolunda yürüyen arkadaşımın kardeşine köpek arkadan saldırıp yere düşürdü ve kolunu parçaladı. kızcağız günlerce hastanede kaldı. Büyük ihtimal kızın montuna benzer mont giymiş biri o köpeğe kötülük yapmışmış. Kızcağızın suçu ne peki? Çoğunluğa sevimli geldiğini biliyorum bu köpeciklerin! Hatta besleyen de var kapısının önünde. Ve fekat şunu ve şunu bir okuyun bakalım. Hala eskisi gibi hoş gelecekler mi gözünüze. bi de bu var. Ben köpeğe zarar versem hayvan severler ayağa kalkar ama köpek beni ıssırınca sadece aşılanıp sokağa geri bırakılıyor. Bi de masum çıkmış resimde dermisin ki o ıssırmış kadıncağızı. Romanyada ki adam da demiş zaten --Senatör Marius Marinescu, "Köpekler bunun yanında kanunen de insanlardan üstün durumda, bir adam bir adamı öldürdüğü zaman hapse giriyor ama bir köpek bir insanı öldürdüğü zaman sokakta gezmesine devam ediyor" diyerek tepkisini dile getirdi—en azından eşit muamele.. yani..

Ayrıca öldürülsünler falanda demiyorum ama bir çare bulunsun diyorum. Bunu da yetkisi olnlar düşünsün bi zahmet, oy verip seçtik ya kendilerini çalıştırsınlar saksıları. Kulağa küpe takmakla olmuyor o işler. Guya kısırlaştıryolar. Bizim sokaktaki kulağı küpeli köpek nurtopu gibi yavruladı sayısını bilmediğim kadar. Bu konuda bin kere de mail atmışlığım vardır belediyeye. Gereği yapıldı diye geri dönerler her seferinde. Gereği hiçbişey yapmamak sanırım. Ben öyle anladım. Köpek sevenler alsınlar evlerine baksınlar, sokakta köpek istemiyorum ben. İstemiyorum da noluyo, hiçbişey kendi kendime istemiyorum. Du bi dakka sesimi duyurcam milyonlara, destek toplıycam, topyekun seferberlik başlatcam. Seda sayanın pirogramına nasıl katılınıyodu bilen var mı? Zannımca reytingleri çok yüksek hem gitmişken seda apladan bilgisayar falan isterim. Şaka bi yana yapcaz bi şekil, herşeyi aynı anda düşünemem ki.

Ha bu arada “Sokaklar asıl onların, sen ordan geçip onları rahatsız ediyosun, dünya üzerinde senin kadar hakkı var herbirinin” görüşünü bu konuyu ne zaman açsam duyuyorum o açıdan tekrar etmeyiniz lütfen.

Nasılım?

(iki post birden serisi devam ediyor:))

Etiketler:

Blogger Nenoni  yazdı;

geçmiş olsun.

      

25 Nisan, 2008 12:00

 

Blogger   yazdı;

naber, geçmiş olsun önce. küçülen giysileri yakınlarda birine veremiyorsan bağışla biyerlere. mesela www.tog.org.tr mesela www.tsd.org.tr mesela www.yardimsevenler.org.

      

25 Nisan, 2008 12:51

 

Blogger ginger  yazdı;

Geçmiş olsun.Köpekleri bende çok severim.Ama kötü kötü bakıpta üstüme çıkmaya kalktıklarında çok korkuyorum ya.Allah'tan bizim belediye başkanımız belediyeye ait bir hayvan barınağı yaptırdı da eskisi kadar çok köpek yok sokaklarda.Darısı başınıza.

      

25 Nisan, 2008 12:51

 

Blogger Yasemin/Beril  yazdı;

Çok geçmiş olsun.

      

25 Nisan, 2008 15:52

 

Blogger böğürtlengözün annesi  yazdı;

Çok geçmiş olsun öncelikle ve oğluşa bulaşmadığı içinde daha büyük geçmiş olsun.
Sokak köpekleri procene kesinlikle katılıyorum. Kesinlikle sokaklarda bende köpek istemiyorum,isterseler uysallaştırsınlar , görüntüleri bile beni korkutmaya yetiyor...

      

29 Nisan, 2008 11:22

 

Blogger bocuruk  yazdı;

Geçmiş olsun Su, epeydir uğrayamamıştım özlemişim yazılarını. Umut kocaman olmuş:) Maşaallah...
Sokak köpekleri projeni yürekten destekliyorum. Evimizin etrafı park ve o kadar çok köpek oluyor ki özellikle de geceleri sesleri hiç kesilmiyor. Komşulardan biri evdeki patates-soğan çekmecesini boşaltmış:)) geçenlerde ama ne fayda. Belli bir saatten sonra yalnız dışarı bile çıkılamıyor bu köpekler yüzünden.
4 aylık bir bebek annesi olarak gayet iyisin, sana da maşaallah diyelim:)
Sevgilerimle...

      

29 Nisan, 2008 16:04

 

Blogger meleklerim ve ben  yazdı;

Merhaba su gibi hanım ilk anneler gününüzü kutlamak istedim.Umut Barış bebek ve sizin anneler gününüzü tüm kalbimle kutlarım.

      

09 Mayıs, 2008 16:01

 

7 yazan
paylaşmak istediğim fikirlerim var


Lilypie 1st Birthday Ticker